Aşı Hakkında Genel Bilgiler

Yeni bir korona virüs varyantı çıktı!

Bilim insanları Güney Afrika'da korona virüsünün yeni bir çeşidinin keşfedildiğini duyurdu. B.1.1.529 koduyla tamamlanan varyantla ilgili Güney Afrika Hükümeti “Büyük tehdit” açıklamasında bulundu. Bu...

EMA 5 yaşından İtibaren Aşı Önerisi Yaptı

Çocuk aşısına onay çıktı. Avrupa İlaç Ajansı (EMA), beş yaşından büyük çocuklar için Pfizer / Biontech'in ürettiği korona aşısını tavsiye etti. Ajans bu kararıyla...

Tazeleme Aşısı Neden Gerekli?  Nasıl Olabilirim? Nereden Bilgi Alabilirim? Aşıların virüs ve Delta varyantına kaşı etkisi farklı farklı sürelerde de olsa zaman içinde azalıyor. Kısaca...

Tam aşıya rağmen neden enfekte olunur?

Tam aşı olunmasına rağmen korona virüse yakalanmak ve hatta hasta olmak mümkündür. Peki, neden?  Uzmanların yaptığı açıklamaları özet halinde sıralıyoruz: Aşı olanların sayısı arttıkça...

Biontech Kururucusu Şahin Takviye Aşı Önerdi

Biontech Kururucusu Şahin: Güçlendirici Aşı Koruma Sağlar Pandemide dördüncü dalga Almanya'yı vurdu. Robert Koch Enstitüsü en son Perşembe sabahı  (11.11.2021) 24 saat içinde 50.000 yeni...

Avrupa Birliği İlaç Ajansı’ndan İki Covid 19 İlacına Daha Tavsiye Çıktı

Avrupa Birliği İlaç Ajansı (EMA) iki korona ilacı daha tavsiye etti. EMA’dan yapılan açıklamada, Roche firması tarafından üretilen ilacın yetişkinlerde ve 40 kilonun üzerindeki...

STİKO: Gençlere ve Hamilelere Sadece Biontech Aşısını Önerdi

Almanya’da 30 yaş altına sadece Biontech/Pfizer (Comirnaty) aşısı tavsiye edildi. Almanya Daimi Aşı Komisyonu (STİKO) yapılan araştırmalar sonrasında, korona salgınında 30 yaşının altındaki kişilere...

Güçlendirici Aşı kimler İçin Daha Önceliklidir?

18-59 yaş grubunda aşılanmamış kişilerde yeni enfeksiyon sayısı aşılı kişilere göre daha fazladır. Bu aynı zamanda 60 yaşının üstündekiler için de geçerlidir. Ancak 60...

Korona aşısının uzun vadede yan etkileri olur mu?

Korona aşısından sonra aşı komplikasyonları, uzun vadeli veya uzun vadeli sonuçlar ne kadar olasıdır? Bir COVID-19 aşısı sonrasında ciddi bir yan etki olma riski çok...

Polis sahte aşı belgelerine kaşrı uyardı

Alman'yada polis sahte aşı karnesinin (Impfpass) ciddi bir sorun haline geldiğini açıkladı. Aşı olanlara ve Covid-19'u atlatanlara bazı kolaylıklar tanınması nedeniyle sahte aşı karnesi...

Covid-19 nedeniyle hastaneye yatış oranı demektir. Hastanelerdeki yoğunluğun ölçülmesiyle tespit edilen değerdir.

Bu değer yedi gün içinde 100.000 kişi başına kaç Covid-19 hastasının yatarak tedavi edildiğini gösterir.

Örneğin bir haftada 100 bin nüfusa 3 yeni korona yataklı hastası olan yerde yataklı hasta insidansı (hospitalisierungsrate) 3 denektir. Bu değerin 3’ü geçtiği yerlerde çoğu etkinlik ve hizmet alımında 2G (tam aşılı, iyileşmiş) kuralı uygulanır.

Bu değer haftalık 6 ise 2G+ (Plus=Artı) kuralı geçerli. Yani 2G'ye ek olarak negatif test ibrazı gerekir. Değer 9 ve üstü ise sosyal temas sınırlamaları ve kısmı mahallî kapatma kararları alınabilir.

  • Aşı olanların sayısı arttıkça enfekte olan aşılı sayısı da artar!
  • Hiçbir aşı yüzde yüz ve kalıcı koruma sağlamıyor. Bilenen en yüksek koruma oranları yüzde 85-95 arasında.
  • Aşılı da olsa insanların ortalama yüzde 10’u virüs kapma riski altında. Hasta olanlar arasında aşılıların oranı da zaten yüzde 10.
  • Aşıların etkisi zamanla düşüyor. Bu oran mRNA aşılarında ortalama altı ay.
  • Bağışıklık sistemi baskılaması durumunda aşılı olanlar da virüs kapabilir. (Örneğin alınan bazı ilaçlar ya da hastalık nedeniyle.)

Sonuç: Uzmanlar tüm bunlara rağmen aşılı olanların hastalığı daha hafif atlattığını belirtiyor. Ayrıca bağışıklığın tazeleme aşısıyla güçlendirilmesi tavsiye ediliyor.

3G-Regel, yani 3 G Kuralı nedir? Önce 3-G’de yer alan “g” harfleri neyi temsil ediyor? Kısaca bakalım:

Birinci G; “geimpft”, yani tam aşılı… İkinci G; “genesen” yani korona atlatmış, iyileşmiş ve Üçüncü G; “getestet”, yani negatif korona test sonucu olan demek.

Bu 3-G tarifine uyanlar 23 Ağustostan bu yana kapalı alan ve etkinliklere girme ve katılma hakkına sahip. Tam aşı olmamış ya da iyileşmemiş kişiler, istisnası yoksa 11 Ekim'den başlayarak yaptıracağı testin parasını kendi cebinden ödeyecek.

Herkes 3-G kuralını konuşurken Almanya’da ilk olarak Hamburg Eyaleti Ağustos ayı sonunda bu kez, 2 G-Regel, 2 G kuralını uygulamaya soktu. Buna göre işletmeler isterlerse negatif testli olanı dışarıda tutarak sadece tam aşılı ve korona atlatmış olanları kapsayan 2-G kuralını uygulamayı tercih edebiliyor. Yani bu iki kurala uyan sınırsız ziyaretçi, misafir ya da müşteri kabul edebiliyor.

Diğer yandan işletmeler isterlerse negatif test sonucu olanlara hizmet vermeyi de seçebilir. Bu durumda 3-G uygulamasında geçerli korona kuralları, örneğin maske ve mesafe gibi, uygulanmak zorunda.  Bu durumda 3-G ya da 2-G kuralını uygulama seçeneği işletmelere bırakılıyor.

Son bir not, bazı işletmeler sadece tam aşılı kabul etmeyi, yani 1-G kuralını da tercih edebiliyor. Ancak henüz bu yaygın bir uygulama değil.

3G plus (artı), 3G (tam aşılı, iyileşmiş, test olmuş) kuralının daha katı uygulanması demektir. Almanya’da bazı bölegele 2G ve 3G yanında uygulanan bir korona kısıtlama yöntemidir. Normal 3G’den farklı olarak bu kuralda antijen hızlı testi yerine PCR testi istememektedir. PCR testleri, hızlı antijen testlerinden daha güvenlidir. Hızlı test sonucu genellikle yaklaşık 15 dakika sonra alınırken, laboratuvardan bir PCR test sonucu için ortalama en az dört ila beş saat süre gerekir. Ayrıca PCR testinin fiyatı da hızlı bir testten daha pahalıdır.

 

2G Plus (artı)

2G Plus kuralındaki "plus - artı" ne anlama geliyor? 2G (Tam aşılı ve korona atlatmış) olmanın yanında bazı durumlarda buna rağmen bir de negatif test ibraz edilmesi isteniyor. Yani iki belge birden istenebiliyor.

Tıpta, takviye, güçlendirme ek doz anlamına gelir. Daha önceki bir dozdan sonra uygulanan, ek bir doz aşı demektir. Bağışıklık sistemini desteklemek amacıyla periyodik olarak uygulanan ek doz aşılara İngilizce’de "booster" deniyor. Bu aşıların yapılmasının sebebi, ilk aşılamadan sonra oluşan antikorların, virüsle karşılaşmadıkları takdirde zaman içinde etkisizleşmeleri ve savaşmayı unutmalarıdır. "Booster" aşılarının uygulama periyotları hastalık yapıcı mikro organizmaya göre değişiyor. Örneğin tetanoz ya da difteri gibi hastalıkların aşılarında "booster" süresi 10 yıl. Avrupa İlaç Ajansı, yeni tip korona virüslerde uygulanan aşıları inceleyerek normal kişilerde ek aşı süresini altı ay olarak tavsiye etti. Bağışıklığı düşük ya da kötü durumda olan hastalarda bu süre daha da kısalıyor ve ilk tam aşıdan en az 28 gün sonraya kadar inebiliyor.

Almanya Daimi Aşı Komisyonu* da 12 ile 17 yaş arası çocuk ve gençlerin Covid-19 aşısı olmasını tavsiye etti. Daha önce Avrupa İlaç Ajansı’nın (EMA) aynı yönde aldığı karara rağmen STİKO, ellerinde yeterince bilimsel veri olamadığı gerekçesiyle tavsiye kararı almıyordu. Kurum bu nedenle iktidar çevrelerince eleştiriliyordu.

Kısa süre önce STİKO’nun bu kararı almasını beklemeyen Federal Sağlık Bakanı ve Eyalet Sağlık Bakanları 12-17 yaş grubu için aşı tavsiyesi kararı almıştı. Bağımsız çalışan STİKO’nun bu yeni açıklamasıyla siyasetle yaşanan uyumsuzluk giderilmiş oldu.

Komisyon kararında bu sonbaharda koronavirüsün Delta varyantının yaratacağı olası dördüncü dalgadan çocuk ve gençlerin de etkilenme riskini göz önüne aldığını duyurdu. Komisyona göre aşının çocuk ve gençlere sağlayacağı faydanın olası yan etkilerinden daha fazla olduğu kaydediliyor.

Daimi Aşı Komisyonu bugüne kadar sadece tıbbi açıdan gerekli hallerde bu yaş grubuna aşı tavsiyesinde bulunuyordu.

*) Ständige Impfkommission (STİKO)

12 ila 15 yaşlarındaki yaklaşık 2.000 çocuk ve gencin katılımıyla gerçekleştirilen bir araştırmada şu sonuçlar elde edildi:

BioNTech/Pfizer tarafından üretilen Comirnaty® aşı maddesi, bu yaş grubunda da güvenlidir ve etkinlik oranı, 16-25 yaş grubundaki gençlerde görülen etkinlikle kıyaslanabilir, hatta daha ileri düzeydedir. Buna göre aşılanan yaklaşık 1.000 çocuk ve gençten hiçbiri COVİD-19’a yakalanmadı. Araştırmaya katılan diğer gruptakilerin hepsine, tedavi edici bir özelliğe sahip olmayan plasebo, yani tuzlu su şırınga edildi. Bu kişilerden 16’sı hastalandı.

Bu sonuçlara göre, aşı maddesi istatistiki olarak, COVİD-19’a yakalanma riskine karşı yüzde yüzlük koruma sağlıyor ve bu hastalığın yol açtığı Long Covid (uzun covid) veya Pediatric Inflammatory Multisystem Syndrome (PIMS) adı verilen hastalıkları da engelliyor.

Kaynak: Zusammengegenkorona

Neler önemli? On günlük karantina geri geldi. Almanya'ya girişte tekrar "Einreiseanmeldung" dolduruluyor. İşte tüm ayrıntılar:

Almanya daha önce Türkiye’yi yüksek risk bölgesi ilan etmişti. Alınan karar bugün (Türkiye 17 Ağustos 2021) itibariyle tekrar yüksek risk bölgesi oldu.  Karara göre Türkiye’den Almanya’ya gelişlerde tam aşı olmamış* ya da korona atlattığına** dair belgesi olmayanlar 10 günlük ev karantinasına girmek zorunda. Bu sürede ibraz edilecek bir negatif korona testi ile beşinci günden sonra kısalabilir.

Hangi aşılar kabul ediliyor?

Önemli. Tam aşı olanların yaptırdıkları aşının Almanya’da onaylı aşılardan olması gerekiyor. Aşısını Türkiye’de olanlar, Biontech dışında, örneğin Sinovac, Sinopharm ya da Sputnik V, yine Almanya’da ev karantinasına girmek durumunda. Almanya’da kabul edilen Astrazeneca, Biontech, Moderna ya da Johnson & Johnson aşısı olanlar aşı sertifikalını göstermeleri halinde karantinaya girmek zorunda değil.

Almanya’ya girişte Einreiseanmeldung gerekiyor mu?

Evet. Almanya’ya girişten önce Federal Dışişleri Bakanlığı’nın sayfasına girerek ülkeye giriş forumu doldurulması gerekiyor. Formu bulabileceğini adres şu: EINREISEANMELDUNG.

Çocuklar da test olmalı mı?

12 yaşından büyük çocuklar için test mecburiyeti var. Bu kural da tam aşı olmamış ya da korona atlatmamış çocuklar için geçerli. Ayrıca çocuklarda karantina süresi 5 günle sınırlı. Bu kural anne baba ya da vasi aşılı olsa da geçerli.

Örneğin: Ali Bey ve Ayşe Hanım tam aşılı ya da korona atlatmış. Çocukları 14 yaşındaki Eren aşı yaptırmamış ve korona da atlatmamış. Aile Kayseri’ye seyahat etmiş ve geri dönüyor. Dönüşte Eren test yaptırmak zorunda. Anne babası ise zorunda değil. Ayrıca dönüşte Almanya’ya giriş forumları EINREISEANMELDUNG doldurulmak zorunda.

Federal Dışişleri Bakanlığı seyahat uyarısı yaptı mı?

Evet. Almanya Dış İşleri Bakanlığı Türkiye’ye yönelik zorunlu seyahatler dışında (turistik vb.) seyahat uyarısında da bulundu. Ayrıca dijital aşı sertifikası ya da korona atlattığına dair belgesi olmayanlar 1 Ağustos’tan bu yana Almanya’ya girişte negatif korona test sonucu ibraz etmek zorunda. Bu testler en çok 72 saat içinde alınmış bir PCR testi ya da 48 saat içinde alınmış bir antijen testi olabiliyor. Bu kurallara uymayanlara para cezası öngörülüyor.

*)Tam aşılı: AB ve Almanya tarafından onay verilen Biontech, Moderna, AstraZeneca aşılarından  2 doz, Johnson & Johnson aşısından 1 doz yaptırmış ve ne az üstünden 2 hafta geçmiş kişiler.

**) Korona atlatmış: Geriye dönük en çok 6 ay (180 gün) içinde korona atlattığına dair en erken 11 gün önce alınmış pozitif test belgesi olanlar.

***) Einreiseanmeldung: Almanya'ya girişte doldurulması istenen seyahat bildirim belgesi. Belgeyi internet üzerinden girilerek doldurmak mümkün. Ayrıca bu forumların sonunda tam aşı, korna atlattığınıza dair belge ya da negatif test belgesini de ekleyebiliyorsunuz. İlgili internet bağlantısı: Einreiseanmeldung

Federal Sağlık Bakanlığı Türkçe Bilgilendirme Sayfası

Türkiye'ye yapılacak yurt dışı seferlerde yolculara seyahat tarihlerinden
14 gün önce aşı olunduğuna dair belge veya varıştan
önceki 72 saat içinde
yapılmış PCR testinin negatif sonucunu ibraz etme zorunluluğu getirildi.

Tam aşılı olan ve hastalığı atlatanlardan test istenmiyor!

1 Haziran’dan itibaren Türkiye’ye giden yolculardan istenilen belgeler:

  • Varıştan önceki 72 saat içinde yapılmış negatif PCR negatif sonucu
  • Varıştan önceki 48 saat içinde yapılmış negatif hızlı antijen test sonucu
  • Seyahat tarihinden en az 14 gün önce aşı olunduğuna dair belge
  • Son 6 ay içinde Covid-19 enfeksiyonu geçirildiğine dair belge

Tam aşılı kimler sayılıyor:

  • Johnson&johnson aşısını tek doz olanlar
  • Diğer aşılardan 2 doz aşı olanlar
  • Korona atlattıktan sonra tek doz aşı olanlar

Türkiye’ye giriş yapacak tüm yolcular için Elektronik Giriş Formu (DEA)

  • Türkiye'ye sınır kapılarından girişlerde HES kodunun da yer aldığı „Türkiye Giriş Formu“nun doldurulması zorunludur.
  • 15 Mart 2021 tarihinden itibaren Türk ve yabancı tüm yolcuların HES kodu oluşturmaması durumunda Türkiye’ye girişleri kabul edilmemektedir.
  • Formun seyahatten önceki 72 saat içerisinde doldurulması gerekmektedir
  • „Türkiye’ye Giriş Formu'nu http://register.health.gov.tr adresinde bulabilirsiniz.

Almanya’da zorunlu sağlık sigortaları (Gesetzliche Krankenkassen) Türkiye’de olası Covid-19`dan kaynaklanan hastalıkların tedavi masraflarını ödemiyor. Bunun için “Yurtdışı Seyahat Sağlık Sigortası” yani "Auslandsreisekrankenversicherung" adında özel ek sigorta yaptırmak öneriliyor.

Almanya`da yaşayan pek çok Türk, yılın hemen her zamanında Türkiye ile Almanya arasında kısa ya da uzun süreli seyahat yapabiliyor. Pandemi nedeniyle yurtdışı sağlık sigortaları ayrı bir önem taşıyor. Peki, seyahatinizden önce sağlık sigortanızın size sunduğu imkanları gözden geçirdiniz mi? Mevcut sağlık sigortanız Türkiye`de Covid-19 hastalığına yakalanmanız durumunda sizin hastane, doktor ve ilaç masraflarınızı karşılıyor mu? Bu ve buna benzer soruları uzman konuğumuz Oktay Işık`la konuştuk.

Işık AOK ve benzeri sigortaların Türkiye`de Covid-19`a yakalanmanız durumunda sağlık masraflarınızı karşılamadığını vurguluadı:

Uzun süreden beri AOK ve benzeri sigortalar Türkiye`deki sağlık masraflarını karşılamıyor. AB dışındaki ülkelerde bu tür sigortalar sağlık harcamalarını üstlenmiyor. Aynı zamanda riskli bölge olduğu için AOK ve benzeri sigortalar Covid-19`dan kaynaklanan hastalıkların tedavi masraflarını ödemiyor.

Işık "Özel Yurtdışı Sağlık Sigortalarının" Türkiye`de Covid-19 hastalıklarının tedavi masraflarını karşıladığını belirtti.  Ancak karantina sürecindeki konaklama masraflarını sigortaların karşılamadığını vurguladı:

Yurtdışı Seyahat Sağlık Sigortası `Auslandsreisekrankenversicherung‘ özel ek bir sigortadır. Bu sigortanın çeşitli tarifleri var. Yurtdışında ( Almanya dışında) riskli veya riskli olmayan bölge olup olmamasına bakılmaksızın eğer Covid-19 hastalığına yakalanırsanız tedavi masraflarınızı sigorta şirketleri karşılıyor. Bunun içinde hastane, doktor ve ilaç masrafı var. Ancak karantina sürecindeki konaklama giderleri sigorta şirketleri tarafından karşılanmıyor.

Işık, özellikle Yurtdışı Seyahat Sağlık Sigortanızın Covid 19 tedavi masraflarını kapsayıp kapsamadığının mutlaka gözden geçirmeniz gerektiğini kaydetti:

Mevcut sigortalarınızı mutlaka gözden geçirin. Özellikle tatile çıkmadan önce uzman kişilerle görüşmeniz çok önemli.  Yurtdışı Seyahat Sağlık Sigortanız olabilir. Ama her sigorta Covid-19 hastalıklarından kaynaklanan tedavi masraflarını üstlenmiyor. Onun için mevcut sigortanızı tekrar inceleyin, gerekirse bu incelemeyi bir sigorta uzmanıyla birlikte yapın.

Peki, ne yapabilirsiniz?

Bunun için “Yurtdışı Seyahat Sağlık Sigortası” yani "Auslandsreisekrankenversicherung" adında özel ek sigorta yaptırabilirsiniz. Bu sayfada farklı sağlık sigorta kuruluşlarının 8 haftaya kadar ya da 8 haftanın üstünde sundukları sigorta seçenekleri bulunmaktadır. Aynı şekilde bu sayfada korona virüsle ilgili diğer uygulamalar hakkında da bilgi sahibi olabilirsiniz:

EK sağlık sigortası için bilgiler (Almanca) 

Günlük hayatta birçok insan beden ağırlıklı çalışıyor ya da spor yapıyor. Bu durumda Covid-19 aşısı olduktan sonra nelere dikkat etmeli?

14 Haziran 2021 Pazartesi gününden itibaren Almanya genelinde bir çok eczanede korona virüsüne karşı tam aşılanmıs olanlara dijital aşı sertifikası verilmeye başlandı. Tam aşılanmış yani ikinci aşının üzerinden 14 gün geçmiş olanlar, bulundukları şehirde ücretsiz olarak dijital aşı sertifikasını www.mein-apothekenmanager.de sitesinde en yakın ve mevcut eczaneden talep edebiliyor.

AB içinde seyahat kolaylığı sağlamayı amaçlayan dijital aşı sertifikasında kullanıcının aşı  durumu, Covid-19 test sonuçları, ya da hastalığı atlattıysa ona dair bilgiler yer alıyor. Avrupa'da Avrupa İlaç Ajansı‘nın (EMA) onayından geçmemiş olan aşılar kabul edilmiyor. EMA onay verdiği Biontech, Johson & Johnson, Moderna ve Astrazeneca dışında bazı aşıların incemesini ise sürdürüyor. 

Dijital aşı pasaportu korona aşısına ait tüm bilgilerin yer aldığı Avrupa genelinde merkezi bir aşı kayıt uygulamasıdır. Hemen hemen herkesin kendine ait olarak düzenlenen normal aşı karnesinin (Impfpass, Impfausweis) dijital hali diyebiliriz.

Nasıl işleyecek?

Dijital aşı pasaportu, tam aşı olduktan sonra muayenehanede, aşı merkezlerinde ya da eczanelerde düzenleniyor. Buralarda kimlik ve aşı bilgileri kayda geçirilerek bir barkodu (2D-Barcode – QR Code) düzenleniyor. Bu kod kişiye bir kâğıda basılı ya da daha önce aşı olmuşsa mektupla gönderiliyor. Kod; CovPass, Corona-Warn-App gibi uygulamalar aracılığıyla cep telefonuna okutularak aktarılıyor. Böylece dijital aşı pasaportu oluşuyor.

Amaç seyahat kolaylığı

Dijital aşı pasaportunun her şeyden önce Avrupa Birliği ülkeleri içinde seyahatleri kolaylaştırması hedefleniyor. Seyahat ederken cep telefonuna yüklü dijital aşı pasaportunun yanı sıra mevcut kâğıt aşı karneleri de yine kullanılabiliyor. Sınır görevlileri kodu kimlik belgesiyle karşılaştırarak kontrol ediyor..

Almanya Daimi Aşı Komisyonu (STIKO) Üyesi kadın doktoru Dr. Marianne Röbl-Mathieu video kaydında Covid-19 aşısının neden kadınların doğurganlığını etkilemediğini açıklıyor. Kadın doktorları bilim topluluğu çocuk sahibi olma isteği olan kadınlara hatta özellikle Covid-19 aşısını yaptırmalarını tavsiye ediyor.

Almanya’da halihazırda hamilelere, 12 yaşın altındaki çocuklara ve Covid 19 hastalığını geçirenlere (6 ay boyunca) Covid 19 aşısı yapılmıyor.

Hamileler:

Hamilelik sırasında Covid-19 aşısının türüne bakılmaksızın aşılama yapılmasına izin verilmiyor. Ancak çok sayıda  kadın doğum uzmanı, hamile ve emziren kadınların acil olarak Covid-19'a karşı aşılanması gerektiğini söylüyor. Bu konuda yapılan son bilimsel çalışmalar, enfeksiyonun bu kadınlara ciddi zararlar verebileceğini göstermekte.

Almanya’da jinekoloji ve  kadın doğum uzmanlığı alanındaki on bir dernek, hamile ve emziren kadınların mevcut aşıların dışında bırakılmamasını ve Covid-19 aşısı olmalarını tercih etmelerini tavsiye ediyor.

Jinekologlar Derneği Başkanı Prof. Dr.Christian Albring, “Hamileler için Covid-19 aşısı özellikle önemlidir. Çünkü hamile kadınların ciddi hastalıklara yakalanma olasılığı hamile olmayan kadınlara oranla  daha yüksektir.”dedi

ABD'de Covid 19’a karşı 4700 aşılanmış gebe kadında erken doğum, veya bebeklerin büyümemesi gibi komplikasyonlara dair herhangi bir kanıt bulunamadı. İsrail'de jinekologlar ve Sağlık Bakanlığı, ocak ayından beri hamile kadınlara aşı yapılmasını önermektedir. Avusturya’da da hamile bayanların aşılanması onaylanmıştır.

Covid 19 hastalığından iyileşenler

Covid 19 hastalığını atlatanlara da 6 ay boyunca aşı uygulanmıyor.  Ancak PCR testininin positiv çıkmasının üzerinden 6 ay geçince bu kişiler de tek doz aşılanabiliyor.

AB ülkelerinde onaylanan 4 aşı bulunuyor. Şimdi bu aşıları daha detaylı tanıyalım: 

BIONTECH – PFIZER

 KORUYUCULUK:  

Biontech aşılarının yapılan testlerde yüzde 95 oranında koruyuculuk sağladığı ortaya çıktı. Aşının 12-15 yaş arası gençlerde ise yüzde 100 koruyuculuk sağladığı belirlendi.  Aşı iki doz olarak uygulanıyor. İlk doz yapıldıktan 2 ya da 3 hafta içerisinde ikinci dozun da yapılması gerekiyor. Bu durumda aşının koruyuculuğu yüzde 95`e çıkıyor.  

Bu aşı, hücrelerde, virüse ait proteinlerin benzerlerinin üretilmesini sağlıyor. Böylelikle antikor üreten bağışıklık sistemi virüsle mücadeleye başlıyor.  

YAN ETKİLERİ:  

Aşı sonrası enjeksiyon bölgesinde hafif ağrı, kızarıklık, hâlsizlik ve baş ağrısı görülebilir.  

SAKLAMA KOŞULLARI:  

RNA tabanlı aşılarda geleneksel aşıların tersine virüsün tamamı yerine, virüsün genetik bilgisini taşıyan RNA zincirinden bir bölümün vücuda enjekte edilmesiyle uygulanıyor.  Ancak bu durum aşıların dağıtım ve saklanmasını zorlaştırıyor. Biontech aşısı - 4 derecede bir hafta veya -70 derecede muhafaza edilmesi durumda 6 ay bozulmadan kalabiliyor.  

ASTRAZENECA

İngiliz – İsveç üretimi Astrazeneca aşısı viral vektör bir aşı türü. Bu aşı türünde gen teknolojisi kullanılarak, virüsün taşıdığı genetik yapının bir kısmı hücreye enjekte ediliyor. Zayıflatılan virüsler hücreye verildiğinden hastalığa karşı koruyuculuk sağlıyor. Bununla birlikte virüsler zayıflatıldıkları için de hastalığa neden olmazlar.   

KORUYUCULUK: 

Oxfort Üniversitesi`nin yaptığı son araştırma Astrazeneca aşısının yüzde 79 koruyuculuk sağladığını ortaya koydu.  Öte yandan etkin koruyuculuğun sağlanabilmesi için 2 doz Astraseneca aşısının 28 gün içinde yapılması gerekiyor.  

YAN ETKİLERİ: 

Astraseneca aşısının olası yan etkilerinin yorgunluk, karın ağrısı, mide bulantısı, kas ağrıları, susuzluk, kilo artışı ve kanda pırtı atma olabileceği uzman tarafından dile getiriliyor. Ancak Avrupa İlaç Ajansından yapılan açıklamada bu etkilerin çok nadir görüldüğü ifade ediliyor.  

SAKLAMA KOŞULLARI: 

Astrezeneca`nın Biontech aşısına göre dağıtım ve depolanması daha kolay. Aşı daha düşük sıcaklıklarda saklanabiliyor. Aşı -4 derecede 6 ay boyunca bozulmuyor.

MODERNA

KORUYUCULUK: 

Klinik testlerde ikinci aşılamadan sonraki COVID-19 Vaccine Moderna® aşısı 14 günden itibaren aşının koruma (güvenlik) sağlamaya başladığı görülmüştür. . Mevcut bilgi birikimine göre, COVID-19 Vaccine Moderna®  %94’e kadar koruma oranına sahiptir. )Robert-Koch-Institut*)  Moderna aşısı ilke olarak dört hafta arayla iki doz olarak kullanılır.  Bunun aynında yaş gruplarına uygulanması bakımından farklılıklar var.  Moderna ilk etapta 18 yaş ve üstü  vakalar için kullanılıyor. Bu arada Moderna 12-17 yaş grubu için aşı testlerine de başladı. 

SAKLAMA SÜRESİ: 

Aşının dayanma süresi eksi 20 derecede  6 aydır.  Moderna normal aşı buzdolabında 30 gün, oda sıcaklığında 12 saat dayanıklı. 

YAN ETKİLERİ:  

Önceki çoğunlukla iki aylık gözlem döneminde aşıya karşı en sık bildirilen reaksiyonlar arasında enjeksiyon bölgesinde ağrı, yorgunluk, baş ağrısı, kas ağrısı, eklem ağrısı, titreme, bulantı veya istifra etme, koltuk altlarında lenf düğümlerinde şişme, ateş, enjeksiyon bölgesinde şişme ve kızarıklık  bulunmaktadır. Aşı ile ilgili görülen reaksiyonlar çoğunlukla hafif veya orta derecede seyretmekte olup ikinci aşıdan sonra biraz daha sıklıkla görülmektedir. 

JOHNSON & JOHNSON

ABD tarafından geliştirilen aşı tek doz olarak veriliyor. Avrupa İlaç Ajansı (EMA) 11 Mart'ta Johnson & Johnson'a kullanım onayı verdi.. Johnson aşısı, Biontech/Pfizer, Moderna ve Astrazeneca aşılarından sonra Avrupa'da kullanım onayı alan dördüncü aşı oldu. 

KORUYUCULUK

Aşının yapılan testlerde aşının yüzde 84 oranında koruyuculuk sağladığı ifade ediliyor. 

SAKLANMASI

Johnson Johnson aşısının depolanması ve dağıtımı diğer aşılara göre çok daha kolay. Johnson Johnson diğer aşıların aksine -20 ya da -70 gibi sıcaklıklar yerine buzdolabında saklanabiliyor. Buzdolabı sıcaklığında 6 ay saklanabildiği dile getiriliyor.      

YAN ETKİLERİ

Tek doz olarak verilen aşıda enfekte edilen bölgede kızarıklık, kaşıntı, şişme, baş ağrısı, halsizlik, yorgunluk görülebiliyor. Zaman zaman titreme, hapşırma, ağızda ve boğazda ağrı, genel döküntü, artan terleme, kaslarda güçsüzlük, kol ve bacakta ağrı, sırt ağrısı, genel güçsüzlük hali ve halsizlik meydana gelmiştir. Ancak Johnson Johnson aşısında yaşamsal tehlikeye yol açabilecek ciddi bir yan tesire rastlanmadı. 

Covid- 19 aşılarında enfekte edilen bölgede kızarıklık, kaşıntı, şişme, bununla birlikte baş ağrısı, halsizlik, eklem ağrısı, lenf düğümlerinde şişme,ateş, yorgunluk görülebiliyor.

Zaman zaman titreme, hapşırma, ağızda ve boğazda ağrı, genel döküntü, artan terleme, kaslarda güçsüzlük, kol ve bacakta ağrı, sırt ağrısı meydana gelebilir. Bununla birlikte Astraseneca aşısında çok nadir de olsa kanda pırtı atma olabileceği de ifade ediliyor. 

Robert Koch Enstitüsü korona virüsün Hindistan’da ortaya çıkan ve hızla yayılan Delta varyantının şu anda Almanya’da en etkin varyant olduğunu açıkladı. Daha birkaç ay önce yüzde beşlerde olan Delta bugün en baskın ve tehlikeli virüs varyantı.

Dünya Sağlık Örgütü virüs varyantlarının çıktığı ülkelere göre anılamasına karşı bir isimlendirmede bulundu: Alfa, Beta, Delta, Gamma vs.  Şu anda ondan fazla varyanttan söz ediyoruz. Dünya Sağlık Örgütü’nün listelediği varyantlar nelerdir? Ne zaman, nerede ortaya çıktılar? Ne kadar tehlikeliler? Aşağıdaki tabloda bunu görmemiz mümkün:

Koronaya karşı koruma aşısının yan etkisi ya da yan etkileri çıkması halinde bunları bildirmek zorunda mıyım?

Aşı olduktan sonra yan etki ya da etkilerle karşılaştığımz takdirde bu durumu  aile hekiminize bildirmeniz tavsiye ediliyor. Enfeksiyondan Koruma Yasası’nın (IfSG) 6. ve 8. maddeleri uyarınca sadece sağlık mesleklerinde çalışanlar şüphelendikleri takdirde yan etkileri yetkili makama bildirmekle yükümlüdür. Vatandaşlar ise bunu gönüllü olarak yapabilirler.

Enfeksiyondan Koruma Yasası’nın 6. maddesi 1. fıkrası uyarınca normal bir aşı reaksiyonunun ötesinde yaşanan sağlık sorunları çıkması durumunda ise bildirimde bulunma yükümlülüğü söz konusudur. Bu bildirimin sağlık müdürlüğüne (Gesundheitsamt) yapılması gerekmektedir.

Mesajcı RNA, insan vücudu içerisinde DNA'nın hücrelerimizi ve dokularımızı düzenleyen proteinler yapmak için kullandığı bilgileri sağlayan bir moleküldür.

mRNA aşıları, bulaşıcı hastalıklara karşı koruma sağlıyor ve bunu virüsün genetik malzemesini kullanarak yapıyor. Birçok geleneksel aşı, vücudun bağışıklık tepkisi üretmesi için, zayıflatılmış veya öldürülmüş virüsleri kullanırken, yeni mRNA aşıları ise virüsün genetik yapısını kullanarak hücrelere, bağışıklık tepkisini tetikleyen bir proteini nasıl üreteceğini öğretiyor.

Bu proteinle oluşan bağışıklık tepkisiyse koruyucu antikorlar üretilmesi anlamına geliyor ve bunlar da gerçek bir virüsün vücuda girdiği durumda kişiyi hastalıktan koruyor. Bir yerde vücudun bağışıklık sistemi kandırılarak (manipüle edilerek) bir virüsün var olduğu algısını oluşturuyor ve böylelikle  bağışıklık sistemi virüsle savaşan antikorları üretmek için harekete geçiyor.  

Viral vektör aşılarlar, virüslerin zayıflatılarak (hastalığa yol açma etkisi ortadan kaldırılmak suretiyle) vücuda verilen aşılardır. Bu aşılar vücucdun direnç göstererek virüse kaşrı bağışıklık kazanılmasını sağlar. Vücuda giren virüs hastalığa neden olmaz ama  bağışıklık sistemini tetikleyerek antikor üretilmesini gerçekleştirir. 

AB'de ruhsatlı Oxford´un ürettiği İngiliz- İsveç yapımı AstraZeneca ve ABD'li Johson & Johson ile Rusya'da geliştirilen Sputnik V ya da Çin'in ürettiği SinoVac aşıları bu tekniği kullanan aşılardır.

Bilim insanlarına göre aşıların genlerimizi değiştireceği iddiası doğru değildir.  mRNA aşıları sadece sitoplazmaya girebilir. Buraya girdikten sonra, antijenin üretilmesini sağlar ve sonrasında parçalanır. mRNA, bir "gen parçası" değildir. Dolayısıyla genetik kodlara  girerek  burada herhangi bir değişim yaratamaz.

Zaten mRNA aşısının, DNA ile çalışan aşılarla en büyük farkı çekirdeğe girmesine gerek olmamasıdır. Çekirdeğe girmediği için genetik yapıyı değiştirmesine zeten olanak yoktur.  Kısaca özetlersek, mRNA aşısında molekül sitoplazma dediğimiz, DNA'yı barındıran hücre çekirdeğinin dışında kalan sıvıda bulunmaktadır. İşini yaptıktan sonra da değişim geçirerek yok olur. Bu açıdan mRNA'nın genetik özelliklerimizi değiştirmesi mümkün değildir.

Mutasyonlarla, yani virüsün genetik materyalindeki değişiklikler, SARS-CoV-2 koronavirüsünün yeni, endişe verici varyantlarını ortaya çıkardı.

Virüs varyantlarının, mutasyonlar nedeniyle özelliklerinin değişmesi, örneğin daha bulaşıcı olması, daha tehlikeli hastalık seyrine neden olması veya aşılara daha az duyarlı olması endişe verici olarak kabul edilir.

Ayrıca COVID-19'dan iyileşen kişilerin diğer virüs varyantlarından SARS-CoV-2 enfeksiyonuna neden olan koronavirüsten daha az korunuyor olması da söz konusu olabilir.

SARS-CoV-2'nin çeşitli varyantları Almanya'da da yayılıyor. Şu anda ülkede Delta varyantı (B.1.617.2) baskındır. Bu varyant 2021'in ilk birkaç ayında çok yaygın hale gelen Alfa varyantının (B.1.1.7) yerini almıştır. İlk sonuçlara göre, Delta varyantı Alpha varyantından bile daha bulaşıcı olabilir.

Aşı ve mutasyon:

Almanya'da mevcut olan COVID-19'a karşı aşılar (Biontech, Moderna, AstraZeneca, Johnson & Johnson) ayrıca yeni virüs varyantlarına karşı da koruma sağlar, ancak aşı eksikse (iki dozdan biri), Delta varyantına karşı önemli ölçüde daha düşük etkinlik gösterilmiştir.

Kaynak:

İnfektionsschuz >>>

Covid-19 aşılarının bu kadar kısa bir süre içerisinde geliştirilip piyasaya sürülmesi alışılageldik bir durum değil. Elbette aşıların çok kışa bir sürede hazır hale gelmesi kafalarda soru işaretlerine neden oluyor. Özellikle aşıların güvenilirliği çok sorgulanan konuların başında geliyor.

Covid- 19 aşılarını üreten firmalar aşıların bazı yan etkileri görülmesine karşı yaşamsal tehlikesi olmadığının altını çiziyor. Peki, bu aşılar geleneksel aşılara karşı nasıl bu kadar kısa sürede üretildi? 

Geleneksel aşılarda, virüsün bir kısmı laboratuvarda üreterek geliştiriliyor. Ancak bu zaman alan bir işlem. Biontech ve Moderna aşıları ise mRNA yöntemiyle geliştirildi. Bu aşılar, corona virüsün genetik kodunun bir kısmının vücuda enjekte edilmesi şeklinde uygulanıyor. Bu durum da vücudun antikor üretmeye  başlamasını tetikliyor.

Ancak bu yöntem geleneksel aşı geliştirme tekniklerinin kullanıldığı Oxford/AstraZeneca, Çin ve Rus aşılarına da fayda sağladı. Yeni teknolojiyle virüsün genetik dizilimine ilişkin çalışmalar ve  bilim insanları arasındaki hızlı bilgi paylaşımın aşının kısa bir süre içerisinde tamamlanmasına destek oldu.

Öte yandan küresel salgın pandemi sürecinde bilim dünyasıyla bürokrasi arasındaki yoğun işbirliğinin ve mali kaynak sorunun ivedilikle çözümlenmesinin de aşı üretimini hızlandırdığı vurgulanıyor.    

Biontech aşısı yapılan testlerde yüzde 95 oranında koruyuculuk sağlıyor.  Aşının 12-15 yaş arası gençlerde ise yüzde 100 koruyuculuk sağladığı belirlendi.  Aşı iki doz olarak uygulanıyor. İlk doz yapıldıktan 2 ya da 3 hafta içerisinde ikinci dozun da yapılması gerekiyor. Bu durumda aşının koruyuculuğu yüzde 95`e çıkıyor.

Astrazeneca aşısının ise yüzde 79 koruyuculuk sağladığı belirtiliyor. Öte yandan etkin koruyuculuğun sağlanabilmesi için 2 doz Astraseneca aşısının 28 gün içinde yapılması gerekiyor. 

Moderna aşısının da  %94’e oranında koruma sağladığı belirtiliyor. Moderna aşısı ilke olarak dört hafta arayla iki doz olarak kullanılır.   

ABD yapımı Johnson Johnson aşının ise yüzde 84 koruma sağladığı belirlenmişitir. Aşı tek doz olarak kullanılır. 

Bir aşının yeniden vurulması aşıdan aşıya değişebiliyor. Örneğin, bir çocuğa bağışıklık kazanması için iki kez yapılması gereken kızamık, kabakulak ve kızamıkçık için bir kombinasyon aşı enjeksiyonu yapılırsa, kızamık ve kızamıkçığa karşı bağışıklık korumasının aslında bir ömür boyu süreceği varsayılabiliniyor.

Tetanoz, difteri, çocuk felci veya boğmaca (Keuchhusten) hastalıkları için durum yine  farklıdır. Bu hastalıklara karşı aşılama beş ila on yıl arasında yeniden yapılması gerekebilir. Grip aşısı çok daha kısa bir süre koruma sağlıyor: Gribal enfeksiyonların sıkça değiştiğinden, risk altındaki kişilerin bağışıklık kazanabilmeleri için her yıl yeni oluşturulmuş bir aşı ile aşılanmaları gerekir.

Ancak bir aşının kısa süreli etkili olması iyi olmadığı anlamına gelmez. Her yıl yeni üretilen grip aşıları, kronik hasta veya yaşlı insanlar için hayati önem taşıyabiliyor. On yılda bir tetanoz hastalığına karşı bağışıklık aşısı, ölümcül geçebilen enfeksiyona karşı etkin bir faktör olabiliyor.

Ayrıca, bulaşıcı bir hastalıktan kurtulan kişilerin bu hastalığa karşı kalıcı olarak bağışıklık kazanmaları kısa süreli bir gerçek. Tetanoz, difteri veya boğmaca (Keuchhusten) hastalıkları sizi hayatınızda birkaç kez etkileyebilir. Sıkça gösterilen örnekler arasında hayatlarına iki kez kızamık geçirenler olduğu biliniyor.

Covid 19 aşılarında durum nedir?

Yapılan araştırmalar Covi-19 aşılarının 7-8 ay boyunca yüksek oranda koruma sağladığını gösteriyor.  Konuyla ilgili olarak Münih Teknik Üniversitesi ve Münih Helmholtz Merkezi Viroloji Uzmanı Prof. Dr. Ulrike Protzer’in Federal Hükümet’in bilgilendirme sayfasına yaptığı bir açıklamada bu sürenin 12 ay ve daha da uzun olabileceğini söyledi. Helmholtz aşının eksisinin azalması nedeniyle tekrar güç kazandırmak için tekrar bir aşı yaptırılabileceğini söyledi. Prof. Dr. Ulrike Protzer ayırca bu üçüncü veya yeni aşının yeni çıkabilecek varyantlara ya da o zaman baskın olacak virüslere karşı da uyarlanabileceğini belirtti.

  • PCR - testi: PCR Testi burun ve boğazdan alınan derin sürüntü örneğinin laboratuvarda incelenmesiyle yapılır. Yapılan incelemede bu örnekte koronavirüse ait genlerin olup olmadığına bakılır.
  • Uygulama SARS-CoV-2 virüsünün teşhisinde altın standart olarak geçer. Analiz teknik açıdan zorludur, zaman alır ve yapılması ancak bunun için gerekli donanıma sahip olan bir laboratuvarda mümkündür. Boğaz ve burundan alınan sürüntünün eğitimli sağlık personelince yapılması gerekir.
  • Antijen hızlı testi: Hızlı test için de sürüntü ağız ve burundan derinlemesine pamuklu bir çubuk yardımıyla alınır. Bu sürüntü öreneğinde PCR testinden farklı olarak virüsün genleri değil ona özel moleküllerin olup olmadığına bakılır. Bu işlem de yine ğitimli personel tarafından yapılır. Test sonucu genelde 15 ila 20 dakika içinde alınır.
  • Kendi kendine hılzı test:  Bu test de tıpkı antijen hızlı testi gibi yapılır. Farkı ise kişinin burun ve boğaz derinliğinden pamuklu bir çubukla alınan sürüntüyü kendisinin almasıdır. Alınan örnek bir kit üzerinde soliysona tabi tutularak sonuç alınır. Genellikle sağlıklı bir sonuç için 15 ila 20 dakika süre öngörülür.

Uygulanan hızlı veya kendi kendine testlerde sonucun poizitif (iki kırmızı çizgi) çıkması halinde sonuçtan emin olmak için mutlaka bir PCR testi yapılamsı gerekir.

Altını çizmek gerekirse; hızlı ve kendi kendine yapılan testler ancak ağız ve burun bölgesindeki virüs yoğunluğuna bağlı olarak net bir sonuç verir.

Yapılan her test sadece o andaki şartlara bağlı bir sonuç verir. O andaki durumu ve şartları yansıtır. Yani alınan sonuç anlıktır. Bu nedenle sıklıkla test yapılır. (Okul ve iş yerlerinde haftada iki kez gibi)

Mevcut Medikal İlaç Kullanımı Yasası‘na göre, bir aşı ancak etkili ve faydalı olduğu kanıtlanırsa onay alabiliyor. Üretici Şirket, klinik öncesi incelemelerde ve klinik deneylerde aşının etkinliğini gösteren başarı sağlamalıdır. Bilimsel kanıtlar, Avrupa İlaç Ajansı'nın (EMA) yönetimi altında Avrupa Birliği düzeyinde kontrol ediliyor. Almanya da  aşıların ve biomedikal ilaçların onaylanması Paul Ehrlich Enstitüsü yetki alalında.

Onay sonrası, üretici şirketler tarafından ek araştırmalar yapılıyor. Üniversite ve araştırma enstitülerinden bağımsız bilim insanları tarafından, aşıların etkinliği ve güvenliği sürekli olarak inceleniyor. Sonuç olarak, kızamık aşısı gibi yıllardır kullanılan aşılar, milyonlarca insanda etkinlik sağlamıştır. Kızamığın dünya çapında başarıyla bastırıldığı ve ölümlerin ciddi ölçüde önlendiği aşılanmanın bir sonucudur. 

 

Mutasyonlar, Koronavirüsün genetiğinde oluşan değişiklik sonucu olur. Mutasyonlar, virüslerin çoğalması esnasında sürekli meydana gelen çok doğal ve sık rastlanan süreçlerdir. Zaman içinde buna bağlı olarak çok sayıda farklı virüs varyantı oluşur. Virüs mutasyonları, aşağıdaki sonuçları beraberinde getirdikleri takdirde tehlikeli olabilirler:

  • Virüs enfeksiyonu sonrası ağır hastalık seyirleri,
  • Daha yüksek düzeyde bulaşıcılık, yani virüsün daha kolay yayılması,
  • Bağışıklığın kısıtlı cevap vermesi, yani enfeksiyon geçirdikten veya aşı olduktan sonra tekrardan enfekte olma olasılığının artması

Erfurt Üniversitesi tarafından yaptırılan Cosmo anket sonuçlarına göre, Almanya'daki yetişkinlerin yaklaşık yüzde 65'i Covid-19'a karşı aşı olmaya hazır. Ancak katılımcıların yüzde 16'sı hiçbir koşulda aşı olmak istemiyor. Uzmanlar sürü bağışıklığı ile virüsün yayılmasını kontrol altına alabilmek için insanların yüzde 75 ila 80'inin aşılanması gerektiğini savunuyorlar.

Uzamanlar korona virüsün en yaygın belirtilerinin, kuru öksürük, ateş, nefes darlığı, kas ağrısı, yorgunluk ve halsizlik olduğunu belirtiyor. Korona hastalığının nadiren görülen belirtileri arasında baş ağrısı, ishal ve balgam gelmesi de sayılıyor.

Diğer yandan soğuk algınlığında boğazda kaşıntı, burun akması ve ardından da öksürük meydana geliyor. Bunu takiben günlerce devam edebilen boğaz ağrısı, öksürük, balgam gelmesi, kuru öksürük ve baş ağrısı, bağlı olarak da bitkinlik ortaya çıkabiliyor.

Sık rastlanan bir hastalık da grip. Gripte ise eklem ağrıları ve şiddetli baş ağrısı en belirgin semptomlar arasında. Aynı şekilde kuru öksürük, boğazda kaşıntı (gıcık), yüksek ateş, titreme gibi özellikler de gribin belirtilerinden. Grip geçiren hastalar genellikle yatakta kalabiliyor açlık dahi hissetmiyor. STIKO (Almanya Daimi Aşı Dairesi) özellikle risk grubunda yer alan kişilere grip aşısı olmalarını tavsiye ediyor.

Aşılar hemen koruyuculuk sağlamıyor. Her iki aşı da tamamlandıktan ancak iki hafta sonra aşının antikor seviyesi koruyuculuk özelliği taşımaya başlıyor. Özetle; ilk aşınızı olduktan bir buçuk ay sonra aşı tam koruyuculuk sağlıyor. Aşı olan kişinin de herkes gibi maske kullanması ve sosyal mesafeye dikkat etmesi şart.  

Toplumsal anlamda aşılamanın yanında; maske-mesafe-hijyen kuralı en önemli korunma tedbiri olarak değerlendiriliyor.

Maske, virüsün maskeyi takan kişiden diğer kişilere yayılmasını önlemeye yardımcı olabiliyor ancak tek başına maske kullanımı COVID-19'a karşı koruma sağlamıyor. Bunun fiziksel mesafe ve el hijyeni ile birlikte uygulanması önem taşıyor.

Bu kapsamda şu temel önlemlerin alınması önem taşıyor:

  • Hijyene dikkat edilmeli. Eller alkol bazlı bir el losyonu ile düzenli ve derinlemesine sık sık temizlenmeli veya sabun ve suyla yıkanmalı.
  • Başkaları ile aradaki mesafe en az 1.5 metre olmalı.
  • Maske kullanımına özen gösterilmeli.
  • Kalabalık yerlere gitmekten kaçınılmalı.
  • Göz, burun ve ağza dokunmaktan uzak durulmalı ve insanlara karşı mesafeni korunmalı
  • Günlük yaşamında maske kullanmalı.
  • Bulunduğunuz kapalı alanları sık sık havalandırılmalı.
  • Mümkün olduğu kadar insanlarla kalabalık ortamda bulunmamalı.
  • Belirti ya da hastalık tespiti halinde mutlaka evde kalınmalı. Ateş, öksürük ve nefes almada güçlük çekilmesi durumunda tıbbi yardım istenmeli.

Alkol bazlı el dezenfektanı kullanımında da dikkat edilmesi, bu ürünlerin çocukların erişemeyeceği yerlerde saklanması gerekiyor. Çocuklara bu ürünleri nasıl kullanmaları gerektiğinin anlatılması, istenmeyen olaylarla karşılaşılmaması için önem taşıyor. Bu ürünlerin içilmemesi gerekiyor.

İzolasyon, SARS-CoV-2 enfeksiyonu tespit edilmiş hastalar için resmi makamlarca getirilen tedbirdir. Hastalığın ağırlığına göre evde veya hastanede uygulanabilir.

Karantina, Koronavirüs SARS-CoV-2 ile enfekte olduğundan şüphelenilen veya virüsü yayabilecek kişilerin belirli bir süre tecrit edilmesidir.

Genellikle hasta bir kişi ile teması olan kişiler veya riskli bölgelerden seyahat sonunda geri dönen kişilerde söz konusudur.* İzolasyon veya karantinanın amacı diğer kişilerle teması azaltarak bir patojenin yayılmasını önlemektir

*) Almanya’ya seyahat yoluyla giriş yaparken nasıl davranılacağı burada bulunabilir:

bundesgesundheitsministerium

Ağız, burun veya boğaz sürüntüsü kullanılarak yapılan geleneksel PCR testlerinden farklı olarak çouklar ve gençler için düşünülmüş daha kolay uygulanır bir test şeklidir. Daha çok kreş ve okullarda korona testi yapmayı alışkanlık haline getirmeyi amaçlar.

Bu yeni test lolipop benzeri bir çubuğun emilmesiyle gerçekleşiyor. Her çocuk için (genç de olabilir) içinde iki çubuk bulunan bir paket veriliyor. Bu paketten iki tane tüp ve iki çubuk çıkıyor. Daha yakından bakalım:

  • Okul, kreş ya da yuvadaki belli bir sınıf ya da gruptakilere test yapıyor. Burada çocuk ya da genç ilk çubuğu bir seferde 30 saniye boyunca emerek ağzında çeviriyor. Böylece çubuğa yeterince numune (sürüntü) bulaşıyor.
  • Bu ilk çubuk test havuzunda toplanacak ilk tüpün içine yerleştiriliyor. Daha sonra çocukların numunelerinin bulunduğu bu tüpler laboratuvarda inceleniyor.
  • İlk çubuktan hemen sonra sırada ikinci çubuk var. Bu da yine birinci çubukta olduğu gibi ağızda 30 saniye emiliyor. Daha sonra bu sürüntü çubuğu da diğer ikinci test tüpüne yerleştiriliyor. Tüpün ağzı sıkıcı kapatılıyor. Buna yedek numune (sürüntü) de diyebiliriz.

Yapılan ilk incelemede test havuzunda toplanan tüplerden en az birinde test sonucu pozitifse, tüm test yapan gruba ikinci bir PCR testi daha uygulanıyor. Bu da diğer test tüpündeki örnekler üzerinden yapılıyor. Bu örnekte çıkan test sonucu negatifse, virüs yok demektir. Yani kreş, yuva ya da okul açık kalmaya devam edebilir. Uygulama hafta iki kez öngörülüyor.

Not: PCR "Lollitests" yaptırmak gönüllüdür.

Aşı olunduktan sonra da aşının olumlu ve olumsuz etkilerine ait bilgilerin toplanmasına ihtiyaç var.  SafeVac 2.0 adlı cep telefonu uygulaması bu işi yapıyor. Uygulama Almanya’da aşılardan sorumlu Paul Ehrlich Enstitüsü tarafından hayata geçirildi.

Amaç ne?

Amaç aşıların olası tüm etkilerine ait mümkün olduğu kadar çok veri toplamak. Bu verilere ulaşmak için Almanya’da aşı güvenliğinden sorumlu Paul Ehrlich Enstitüsü, SafeVac 2.0 adlı akıllı telefon uygulamasını geliştirdi. Cep telefonu kullanıcıları, aşı olduktan sonra deneyimlerini bu uygulama aracılığıyla aktararak kurumun sağlıklı araştırma yapmasına yardımcı oluyor. Örneğin benzer bir uygulama sayesinde İngiltere’de yeni korana mutasyonu “Hint varyantının” hastalık belirtileri hakkında yeni bilgiler elde edilmişti. Uygulamalara aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.

Google Play

App Store

Robert Koch Enstitüsü (RKE)* Federal Sağlık Bakanlığı bünyesinde çalışmalar yürüten federal bir kurumdur. RKE, Almanya'da hastalık izleme ve önleme alanında çalışmalar yapar. Bununla birlikte biyomedikal araştırma alanında uygulama ve önlem odaklı federal hükümetin merkezi kurumu niteliğinde görev yapar.

RKE'nün temel görevleri:

RKE'nün temel görevleri özellikle bulaşıcı hastalıkların tespiti, önlenmesi ve kontrolünü sağlamaktır. Görev tanımı içinde sağlık politikası kararlarının temeli olan bilimsel bilgiyi geliştirmeye yönelik genel yasal yetki de yer alır. Bilimsel araştırma, epidemik ve tıbbi alanda analiz ve değerlendirmeler, bununla birlikte yayılma riski yüksek olan ve halk sağlığını yakından ilgilendiren hastalıkların incelenmesi kurumun öncelikli görevleri arasında yer alır.

RKI, sorumlu federal bakanlıklara, özellikle Federal Sağlık Bakanlığı'na (BMG) danışmanlık hizmeti sunar ve normların, standartların geliştirilmesine katkı sağlar. Kurum bu alanda konunun uzmanlarını ve bu konuyla ilgili kamuoyunu yaygın bir biçimde bilgilendirir ve tavsiyelerde bulunur. Sağlık tehlikesi ve risklerinin tanınması ile ilgili olarak, RKI erken uyarı sistemi anlamında merkezi bir "anten işlevi" gerçekleştirir.

Enstitünün temel finansmanı federal bütçeden sağlanır. Federal Sağlık Bakanlığı kapsamındaki Federal Enstitü, RKE’ne bakanlık bütçesinden  fon aktarır. Federal bütçe ve bütçe kamuya açıktır. (https://www.bundeshaushalt.de/) Buna ek olarak, araştırma projeleri için üçüncü taraf finansmanı ulusal ve uluslararası fon kuruluşlarından alınır. Bağışların kabulü tek tek incelenir; bağışçının adı, adresi, türü, değeri ve bağışın kullanım amacı federal hükümetin sponsorluk raporunda yayınlanır.

 *)Robert Koch-Institut (RKI)

Koronavirüsler ilk kez 1960 yılının başında teşhis edildi. Adını mikroskop altında bir taç ya da çelengi anımsatan görüntüsünden dolayı (Latince corona= taç) almıştır.

Günümüzde bildiğimiz virüse „Yeni Tip Koronavirüs“ denir. Bunun nedeni koronavirüs ailesine ait bu virüsün ilk defa Aralık 2019 tarihinde teşhis edilmesidir. Söz konusu virüs 11 Şubat 2020’den bu yana SARS-CoV-2 adıyla anılmaktadır. SARS bir kısıtlamadır ve “Ağır Akut Solunum Yolu Sendromu” demektir. SARS-CoV-2’den kaynaklı hastalığa ise COVID-19 adı verilmiştir.

Koronavirüsün Belirtileri

Koronavirüs olarak da bilinen COVID-19 genel anlamda solunum yollarını etkileyen bir hastalıktır. COVİD-19, soğuk algınlığı ya da gribe benzeyen belirtiler gösterir. Belirtiler genellikle enfekte olduktan sonra 14 gün içinde ortaya çıkar. Başlıca belirtileri ise şunlardır:

  • Ateş
  • Öksürük (kuru öksürük)
  • Boğaz, baş ağrısı
  • Nefes darlığı
  • Solunum sıkıntıları
  • İshal
  • Aniden koku alma ve tat alma yetisinin kaybı

Enfekte olmuş şiddetli vakalarda SARS-CoV-2 Koronavirüs, ayrıca zatürre ya da ağır solunum yetmezliği belirtisine neden olabilir.

Korona Mutasyonu / Varyant

Mutasyon virüsün vücuda girdikten sonra kendini yaşatmak için yenilemesi yani genel yapısındaki değişikliklerdir. Varyant ise mutasyonla gelişen yeni virüse çeşidini adlandırmak için kullanılmaktadır.

Geçen yıldan bildiğimiz COVİD-19 süreç içinde mutasyona uğrayarak kendini yeniledi ve 2021 yılında yayılmasını hızlandırdı.  İngiltere (Alfa /  B.1.1.7 ), Hindistan (Delta / B.1.617.2) Güney Afrika (Beta / B.1.351), Brezilya (Gamma / B.1.1.28 P.1) tipi mutasyonlar en bilinenleri. Almanya’da İngiliz varyantından sonra şu an en yaygın korona virüs çeşidi Delta'dır.

Semptom belirtisi varsa ne yapmalı?

Soğuk algınlığı ya da diğer tipik COVID-19-semptomları olan ya da SARS-COV-2 test sonucu pozitif olan bir kişi ile teması olanlar hemen 116 117 numaralı telefon hattından aile hekimlerini aramalıdırlar. Enfekte olanların bu durumda kendilerini en azından on gün evde karantina almaları ve mümkün olduğu kadar başkalarıyla temas etmemeleri gerekir.

Aynı şey riskli ya da mutasyonun yaygın olduğu bölgelerden gelenler için de geçerli. Bu kişler belirti olmasa da kendilerini karantinaya almalı ve şüpheli durumunda aile doktoru ya da sağlık birimlerine hemen haber vermelidir.

Koronavirüsün temel bulaşma yolu damlacık enfeksiyonudur. Virüs bulaşan kişinin öksürmesi, hapşırması, konuşması ya da en basitinden soluk alıp vermesiyle havaya virüslü damlacıklar saçılır. Havadaki bu damlacıklar solunum yoluyla yakında bulunan başkalarına da kolaylıkla geçebilir.

Bunun anamı; koronavirüs, aerosoller üzerinden bulaşabilir. Aerosoller 5 mikrometreden küçük ve havada asılı kalan damlacık çekirdekleridir. Bu damlacıkların içinde bulunan virüs konuşma, özellikle de yüksek sesle kahkaha atma ya da şarkı söyleme hallerinde etrafa saçılabilir. Saçılan damlacık çekirdekleri havada uzunca bir süre asılı kalabilirler.

Virüsün bir süre havada mikro kabarcıklar içinde kalması nedeniyle kapalı alanda daha çabuk ve hızlı yayılabilir. Bir kişi enfekte olan diğer bir kişiye ne kadar yakın durursa kendisine geçecek enfeksiyonlu damlacık sayısı da bir o kadar yüksek olur.

İçinde virüs bulunan damlacıkların çeşitli madde ya da yüzeylere bulaşması da risk faktörüdür. Virüsler 1,5 metre kadar bir alana yayılarak yüzeylere konabiliyor. Bu virüs damlacığı bulunan yüzey ya da maddelere temas edilmesi halinde de el ve dokunma yoluyla virüs bulaşabilir. Şöyle ki, koronavirüsün ağız ya da burun mukozası ve de gözdeki zar tabakası ile temas eden eller üzerinden geçebilir.

Bu virüsün en önemli özelliklerinden biri ise insansan insana geçmesidir.

Hijyen, Maske ve Mesafe

Salgının başladığı dönemde koronavirüs hakkında tam bir bilinmezlik hâkimdi. Ancak bugün virüsle ilgili daha fazla bilgiye sahibiz. Almanca AHA (Abstand Hygien Alltag Maske) yani mesafe, hijyen maske formülü artık günlük hayatın parçası oldu. Aşı süreci devam ederken pandemiyi yenmek yine de bu kuralları sıkı sıkıyı uygulamaktan geçiyor. Bu nedenle de sosyal mesafeye uymak (Almanya’da 1,5 metre), hijyen; (doğru bir şekilde öksürmek, hapşırmak ve elleri en az 20 saniye sabunla iyice yıkamak) ve maske  (FFP2) kullanmak gerekiyor.

Çok okunanlar

80,344HayranlarBeğen
19,500TakipçilerTakip et
3,575TakipçilerTakip et
765AbonelerAbone ol